Manchester United’ın savunmacısı Lisandro Martinez ile kulübün efsane isimlerinden Nicky Butt ve Paul Scholes arasında yaşanan söz düellosu, basit bir maç öncesi şakadan çok daha derin bir tabloyu ortaya koyuyor. Son Manchester derbisi öncesinde başlayan tartışma, United’ın geçmişiyle bugünü arasındaki hassas ilişkiyi yeniden gündeme taşıdı.

Butt ve Scholes, katıldıkları The Good, The Bad, The Football podcast’inde, derbi öncesi Erling Haaland’ın Martinez karşısında üstünlük kuracağı yönünde espriler yapmıştı. Ancak United’ın City’yi 2-0 mağlup ettiği maçta Arjantinli savunmacının performansı, ikilinin tonunu yumuşattı. Butt, Martinez’in dünyanın en iyi forvetlerinden biriyle bire bir mücadelede ayakta kaldığını kabul ederken, oyuncunun eleştirilere verdiği sert tepkiyi “olgunluk sorunu” olarak değerlendirdi.
Martinez ise galibiyet sonrası yaptığı açıklamada, eleştirilerin arkasına saklanan eski oyunculara göndermede bulunarak: “Ekran başında herkes konuşur, yüz yüze gelince kimse bir şey söylemez” ifadelerini kullandı. Bu çıkış, bireysel bir rahatsızlıktan öte, kulübün efsaneleriyle mevcut kadro arasındaki mesafeyi görünür kıldı.
Tartışma, Manchester United’ın ünlü “92 Kuşağı” ile kulüp arasındaki karmaşık bağın güncel bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ryan Giggs, Scholes, David Beckham, Butt ve Neville kardeşlerin oluşturduğu bu jenerasyon, kulübün modern tarihine damga vurmuş, 1999’daki üçleme başarısının temelini atmıştı. Sahada olduğu kadar kulüp yönetimi, akademi ve medya alanlarında da etkili olmaya devam eden bu isimler, United’ın bugününe dair yorumlarıyla sık sık gündem yaratıyor.
Nicky Butt’un akademi yapılanmasındaki geçmişi, Gary Neville’in UA92 Üniversitesi projesi ve Hotel Football girişimi, 92 Kuşağı’nın United çevresindeki varlığının hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor. Kulüp yönetimi de bu ilişkinin sürdüğünü savunuyor. Operasyon direktörü Collette Roche, eski oyuncuların medya üzerinden görüş bildirmesinin doğal olduğunu ve 92 Kuşağı’nın hâlâ kulüp ailesinin bir parçası sayıldığını açıkça dile getiriyor. Ancak saha içindeki oyuncular için tablo daha karmaşık. Martinez’in tepkisi, yeni nesil futbolcuların, kulübün geçmişinden gelen eleştirileri eskisi kadar sessizce kabullenmeye niyetli olmadığını gösteriyor. Scholes’un, Martinez’le Instagram üzerinden yaşadığını açıkladığı özel mesajlaşma da bu gerilimin kişisel boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.
Sonuçta Old Trafford’da yaşanan bu polemik, yalnızca bir savunmacıyla iki eski yıldız arasındaki söz savaşından ibaret değil. Bu, Manchester United’ın geçmiş ihtişamı ile bugünkü kimlik arayışı arasındaki kırılgan dengeyi yansıtan sembolik bir çatışma. Kulübün efsaneleri konuşmaya devam ettikçe, bugünün oyuncularının da sessiz kalmayacağı artık net biçimde görülüyor.