Audi, Formula 1’e resmi girişini yaparken projeyi yalnızca sportif bir atılım değil, uzun vadeli ve yüksek getirili bir marka yatırımı olarak konumlandırdı. Alman otomotiv devi, İsviçre merkezli Sauber takımını devralarak bu sezon tarihinde ilk kez Formula 1 gridinde yer alacak ve hedefini açık şekilde ortaya koydu: Formula 1 tarihinin en başarılı takımlarından biri olmak.
Berlin’de düzenlenen lansman etkinliğinde konuşan takım patronu Jonathan Wheatley, Audi’nin F1 projesini “tarihi bir dönüm noktası” olarak tanımladı. Wheatley, bu girişimin kısa vadeli bir vitrin çalışması olmadığını vurgulayarak, Audi’nin net bir yol haritası ve uzun soluklu bir büyüme planıyla spora girdiğini ifade etti. Projenin temelinde, nereden başlandığını bilen ancak nereye ulaşmak istediğini de açıkça tanımlayan bir strateji olduğunu söyledi.
Audi CEO’su Gernot Döllner ise Formula 1’e katılımın şirketin küresel marka konumlandırmasının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Döllner, Audi’nin motor sporlarına her zaman kazanmak, yenilik üretmek ve teknolojik sınırları zorlamak için girdiğini hatırlatarak, hedeflerinin 2030 yılına kadar şampiyonluk mücadelesi verebilecek bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. Bu yaklaşım, Audi’nin F1’i aynı zamanda Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve küresel pazarlarda marka değerini artıracak bir yatırım alanı olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Projenin başında yer alan Mattia Binotto da sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunun altını çizdi. Binotto, karşılaşılacak zorlukların farkında olduklarını ancak organizasyonel ve teknik olarak bu zorluklara hazırlandıklarını söyledi. Audi’nin Formula 1’e girişinin, ani başarı beklentisinden ziyade, öğrenme, uyum sağlama ve kademeli rekabetçilik üzerine kurulu olduğunu vurguladı.
Audi, geçtiğimiz hafta Barselona’da yeni aracıyla bir test sürüşü gerçekleştirmiş olsa da, kamuoyuna gösterilen otomobilin teknik detayları yansıtmayan bir gösteri aracı olduğu belirtildi. Takım, önümüzdeki günlerde Circuit de Barcelona-Catalunya’da yapılacak özel sezon öncesi testlerde diğer ekiplerle birlikte gerçek performans verilerini toplamaya başlayacak. Bu süreç, Audi’nin teknik gelişim eğrisini ve yeni kurallara adaptasyon hızını belirleyecek kritik bir aşama olarak görülüyor.
Yeni proje için belirlenen “Bir şeye başlamak için hiçbir şeyden vazgeçmeyin” sloganı, Audi’nin F1 yaklaşımını özetleyen bir mesaj olarak öne çıktı. Binotto, bu ifadenin başarısızlık riskini kabul eden ancak durmaksızın ilerlemeyi esas alan bir zihniyeti temsil ettiğini belirterek, rekabetçi olmanın artık ortalama performansı kabul etmemek anlamına geldiğini söyledi.
Audi’nin Formula 1 hamlesi, markanın motorsporları aracılığıyla teknoloji, pazarlama ve küresel görünürlük alanlarında yaratmayı hedeflediği ekonomik çarpanın önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kısa vadede sportif sonuçlardan ziyade yapısal güçlenmeye odaklanan proje, orta ve uzun vadede Audi’yi hem pistte hem de ticari anlamda Formula 1’in üst ligine taşımayı amaçlıyor.