ABD’de profesyonel sporun en güçlü gelir kaynaklarından biri hâline gelen mekan isim hakkı anlaşmaları, SponsorUnited’ın yeni raporuna göre yıllık yaklaşık 900 milyon dolarlık bir hacme ulaştı. Yedi büyük profesyonel ligde artan rekabet, kulüpleri marka iş birliklerinde daha agresif bir fiyatlamaya yönlendirirken, özellikle finans sektörünün bu alandaki belirleyici rolü dikkat çekiyor.
SponsorUnited pazarlama araştırmaları direktörü Schafer Chulay, isim hakkı anlaşmalarının spor ekonomisinin “en etkili gelir motorlarından biri” olmaya devam ettiğini belirtiyor. Finans sektörü, bankacılık ve yatırım hizmetleri ağırlıklı yapısıyla toplam harcamanın 400 milyon dolarını tek başına üstlenirken; sigorta, otomotiv ve telekomünikasyon markaları da önemli katkı sağlayan kategoriler arasında yer alıyor. Chulay, yeni dönemde temiz teknoloji, mobilite ve sağlık inovasyonu odaklı markaların pazarda daha görünür olmasını beklediklerini ifade ediyor.
Crypto.com, Citi, SoFi, Intuit ve JPMorgan Chase yıllık harcama bazında listenin ilk beş sırasında bulunuyor. Los Angeles merkezli anlaşmalar ise ülkenin en değerli portföyünü oluşturuyor. SoFi’nin Inglewood’daki stadyum için yıllık 20 milyon doları aşan yatırımı NFL’de zirveyi temsil ederken, Intuit’in yine Inglewood’da NBA için ödediği rakam da benzer seviyede. NHL tarafında ise Crypto.com’un Los Angeles’taki yaklaşık 30 milyon dolarlık harcaması, lig tarihindeki en yüksek isim hakkı bedeli olarak kaydediliyor.
Ligler arasında NFL, ortalama 10 milyon doları bulan anlaşma büyüklüğüyle liderliğini koruyor. Ancak hızlı büyüme oranları bakımından NHL ve NBA öne çıkıyor. Minnesota Wild–Grand Casino anlaşması ve United Wholesale Mortgage’ın Phoenix’teki yatırımının bu yeni dalganın işaretleri olduğu belirtiliyor. Öte yandan NWSL, ortalama 2 milyon doların altında kalan anlaşma değeriyle markalar için hâlâ yüksek potansiyelli ve uygun maliyetli bir pazarlama alanı sunuyor.
Spor ekonomisinin güçlü merkezlerinden biri hâline gelen Los Angeles pazarı, dört büyük ligde toplam 12 takımıyla markalara yüksek görünürlük sağlıyor. 2026 Dünya Kupası, 2027 Süper Kupa ve 2028 Los Angeles Olimpiyatları gibi dev organizasyonlar da bölgedeki yatırım iştahını artırıyor.
Rapora göre, büyük liglerde hâlâ 21 mekân satılmamış durumda. MLB’de Fenway Park, Wrigley Field ve Dodger Stadyumu gibi tarihi yapılar bu tabloyu etkilerken, NHL’de yalnızca bir tesisin isim hakkı bulunmuyor. Mevcut anlaşmaların beşte dördünün beş yıldan uzun süredir devam etmesi ise bu iş birliklerinin uzun vadeli ekonomik değerini ortaya koyuyor.
Chulay, dijital entegrasyonların ve sürdürülebilirlik odaklı projelerin gelecekte isim hakkı anlaşmalarında daha belirleyici olacağını, yeni nesil sponsorların kültürel etki, erişilebilirlik ve yeşil teknoloji temelli anlatıları destekleyen mekanlara yönelmeye devam edeceğini vurguluyor.