Manchester United’da saha içindeki sportif gerileme, kulüp yönetimine yönelik artan kurumsal eleştirilerle birleşerek yeni bir protesto dalgasını tetikliyor. Etkili taraftar oluşumlarından “1958 Grubu”, kulübün son dönemdeki karar alma süreçlerini “değer yıkımı” olarak nitelendirerek yönetime karşı yeni bir eylem hazırlığı içinde olduklarını duyurdu.

Söz konusu grup, geçtiğimiz yıl mart ayında Old Trafford çevresinde binlerce taraftarı bir araya getiren protestoların organizatörü olmuştu. Bu sezon Arsenal ile oynanacak ilk iç saha maçı öncesinde benzer bir eylem planı rafa kaldırılmış olsa da Ruben Amorim’in kısa sürede göreve getirilip ardından görevden alınması, tepkilerin yeniden yükselmesine neden oldu. Protestonun, 1 Şubat’ta Fulham ile oynanacak lig karşılaşması öncesinde yapılması gündemde.
Taraftar tepkisinin odağında, kulübün azınlık hissedarı Sir Jim Ratcliffe bulunuyor. Son haftalarda Ratcliffe’e yönelik memnuniyetsizlik açık şekilde artarken, çarşamba günü Burnley deplasmanında açılan pankartlar ve Joel Glazer’a yönelik protesto tezahüratları bu hoşnutsuzluğun sahaya yansıması olarak dikkat çekti.
1958 Grubu tarafından yayımlanan açıklamada, kulübün yönetim biçimi sert ifadelerle eleştirildi. Açıklamada, “Manchester United, sınıfının en iyisi olması gerekirken alay konusu haline geldi. Kulüp, bir krizden diğerine sürükleniyor ve kurumsal ciddiyetini kaybediyor” denildi. Taraftarlar, sahadaki performans kadar, kulübün stratejik yönünün ve karar alma mekanizmasının da belirsizliğine dikkat çekti.
Sportif açıdan bakıldığında, Amorim döneminin savunulmadığı özellikle vurgulanırken, teknik direktör değişikliğinin de yapısal sorunları gizlemediği ifade ediliyor. Taraftar grubuna göre, yaşananlar bireysel teknik adam tercihinden çok, kulübün uzun süredir devam eden işlevsel bozukluğunun bir sonucu. Kulüp cephesinde ise geçici teknik direktör arayışı devam ediyor. Yönetim kaynakları, Ole Gunnar Solskjaer ve Michael Carrick gibi isimlerin gündemde olduğuna dair iddialara rağmen, henüz somut bir görüşme yapılmadığını belirtiyor. Kısa vadede takımın başında Darren Fletcher’ın yer alması beklenirken, kalıcı çözüm için net bir takvim ortaya konmuş değil.
Ratcliffe’e yakın çevreler, iş insanının kulübe kendi kaynaklarından aktardığı yaklaşık 250 milyon sterlinlik yatırımı, uzun vadeli değer yaratma niyetinin göstergesi olarak savunuyor. Bu yatırımlar arasında Carrington antrenman tesislerinin yenilenmesi gibi altyapı projeleri de bulunuyor. Ancak eleştirmenler, son iki sezonda alınan teknik direktör kararlarını, transfer harcamalarındaki tutarsızlığı ve kısa sürede yapılan görev değişikliklerini “stratejik hatalar zinciri” olarak değerlendiriyor. Buna ek olarak, işten çıkarmalar ve bilet fiyatlarına yapılan zamlar da Ratcliffe yönetimine yönelik ekonomik eleştirileri artırmış durumda. Kulübün mali disiplin adına attığı bu adımlar, taraftarlar nezdinde sosyal maliyetlerin göz ardı edildiği algısını güçlendiriyor.
Manchester United, 11 Ocak’ta FA Cup’ta Brighton’ı ağırlayacak. Ancak saha içindeki bu karşılaşmadan çok, kulübün saha dışındaki yönetim modeli ve ekonomik yönetişim anlayışı tartışılmaya devam ediyor. Old Trafford’da sorun artık sadece skor tabelasında değil; kulübün kurumsal pusulasında aranıyor.